Dünya, Amerika

BEYAZ SARAY’DAN TİMES MEYDANI’NA : WASHİNGTON D.C ve NEWYORK’TA KEŞFEDİLECEKLER

Merhaba Gezgin Kalemi Okuyucuları !

Bu ayki yazımda, sizlere Amerika’da bulunan iki önemli şehri tanıtmak istiyorum: Washington DC ve New York. Her iki şehir de kendi benzersiz özellikleriyle ön plana çıkıyor.

Washington DC, Amerika’nın başkenti ve tarih dolu anıtlarıyla ünlü. Beyaz Saray, Capitol Binası ve Abraham Lincoln Anıtı gibi simgeleri barındırmasıyla bilinir. Ayrıca, Smithsonian Enstitüleri’nin etkileyici müzeleriyle sanat ve bilim alanında birçok keşif yapabilirsiniz.

New York ise canlılığı, kültürel çeşitliliği ve ikonik yerleriyle ünlü. Times Square, Central Park, Empire State Building ve özgün semtleri gibi birçok cazibe merkezine ev sahipliği yapar. Aynı zamanda farklı mutfakları, sanat ve eğlence seçenekleriyle herkesin ilgisini çeker.

Bu yazıda, Washington DC ve New York’ta yaşadığım deneyimlerden bahsediyor ve bu iki şehrin benzersiz atmosferini anlatıyor olacam. Sizleri bu etkili şehirleri keşfetmeye davet ediyorum. Bu eşsiz şehirlerin gizemli dünyasına birlikte dalalım!”

Haydi, hazırsanız bu iki harika şehri keşfetmeye başlayalım!

Washington DC: Amerika’nın Başkenti ve Tarih Dolu Anıtları

Amerika’nın Zeytin Dalı, Washington DC, tarihi anıtları, müzeleri ve ikonik yapılarıyla dünya çapında ünlüdür. Ülkenin tarihindeki önemi, bu şehrin bütün sokaklarına ve yapılarına yansır. Şehrin adı, ilk ABD Başkanı George Washington ve Amerika’nın özgürlük sembolü ve ilk Devlet Başkanı Abraham Lincoln gibi tarihi figürlerden geliyor.

Washington DC’de gezilecek ve görülecek yerlerin sayısı oldukça fazla.. Beyaz Saray, Capitol Binası, Lincoln Anıtı ve Washington Anıtı gibi simgesel yapılar, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği yerler arasında.. Şehir ayrıca, İkinci Dünya Savaşı Anıtı, Vietnam Savaşı Anıtı ve Kore Savaşı Anıtı gibi tarihi anıtları da barındırıyor.

Washington DC gezilecek yerler..

National Mall

National Mall, şehrin kalbinde yer alan ve yaklaşık 3 km uzunluğunda bir park alanı.. Bu özel alan, ülkenin tarihine, kültürüne ve anıtlarına adanmış bir bölge olarak bilinir.

Haritada görüldüğü üzere; National Mall, Smithsonian Enstitüleri’ne ait bir dizi müze ve anıtla ünlüdür. Bu bölgeyi keşfetmek için en iyi başlangıç noktası, Capitol Binası’dır. Göz alıcı beyaz yapısıyla Capitol Binası, Amerikan Kongresi’nin merkezi.. Binayı ziyaret edebilir, içeride çarpıcı mimari detayları ve tarih dolu odaları keşfedebilirsiniz.

Capitol Binası’ndan başlayarak, National Mall boyunca yürümeye başladığınızda, yol boyunca birçok ünlü anıt ve heykel ile karşılaşacaksınız. Bunlardan biri, Abraham Lincoln Anıtı’dır. Devasa Lincoln heykeli, Lincoln’ün özgürlük için verdiği mücadeleyi sembolize eder. Ayrıca, Jefferson Anıtı ve Washington Anıtı gibi dikkat çekici anıt yapıları da hemen göze çarpar.

National Mall, aynı zamanda dünyanın en büyük karma müze kompleksine ev sahipliği yapar. Smithsonian Enstitüleri, aralarında Ulusal Hava ve Uzay Müzesi, Ulusal Doğa Tarihi Müzesi ve Amerikan Tarih Müzesi’nin de bulunduğu bir dizi müzeyi içerir. Bu müzeler, sanat, bilim, tarih ve kültür hakkında zengin koleksiyonlara ev sahipliği yapar, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunar.

National Mall ayrıca birçok etkinlik ve festivale de ev sahipliği yapar. 4 Temmuz Bağımsızlık Günü kutlamaları, Konserler Serisi ve Cherry Blossom Festivali gibi etkinlikler, her yıl binlerce ziyaretçiyi buraya çekiyor. Bu dönemlerde Mall’da keyifli vakit geçirirken, aynı zamanda Amerikan kültürünü ve coşkusunu deneyimleme fırsatı bulabilirsiniz.

Hazırsanız, National Mall ile başlayan bu unutulmaz yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

Capitol Binası : Amerika Kongre Merkezi

Washington DC’deki ikonik ve tarihi bir yapıdır. Amerikan Kongresi’nin ev sahibi olan bu görkemli bina, Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi gücünü temsil ediyor. Capitol Binası’nın neoklasik tarzdaki mimarisi ve beyaz kubbesi, onu dikkat çekici ve tanınabilir kılıyor. Yapının içinde, Kongre üyelerinin çalışma alanları, tarihi fresklerle süslenmiş salonlar ve önemli belgelerin saklandığı kütüphaneler bulunuyor. Capitol Binası, ziyaretçilere Amerikan demokrasisinin kalbinde bir yolculuk yapma fırsatı sunuyor ve tarihteki önemli olayları yansıtan pek çok anıta ev sahipliği yapıyor.

Kongre Binasından çektiğim birkaç fotoğraf..

Washington Anıtı: Amerikan Bağımsızlığının bir simgesi

Washington Anıtı, İnşası 1884 yılında tamamlanmış olup, Üçüncü Amerikan Başkanı George Washington’ı anmak ve Amerikan bağımsızlığının sembolü olarak yapılmıştır.

Washington Anıtı, 169 metre yüksekliğindeki beyaz mermerden oluşan bir obelisk şeklindedir. Dünyanın en yüksek taş anıtı olarak biliniyor. İhtişamlı görüntüsüyle, şehrin siluetinde belirgin bir şekilde öne çıkıyor.

Anıt, ziyaretçilere başkentin panoramik manzarasını sunan bir gözlem platformuna sahip.. Yürüyüş yolları ve peyzaj düzenlemeleriyle çevrili.. İçinde ise George Washington’a adanmış bir sergi salonu yer alıyor.

Beyaz Saray: Amerikan Başkanlarının Evi

Beyaz Saray, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington DC’de bulunan ünlü bir yapı.. Bu görkemli bina, Amerikan başkanlarının resmi ikametgahı ve devlet işlerinin merkezi olarak hizmet veriyor.

Beyaz Saray, 1792 ile 1800 yılları arasında inşa edilmiş ve Federal tarzında tasarlanmış. Beyaz duvarları, kolonları ve simetrik düzenlemesiyle dikkat çekiyor.

Beyaz Saray’ın içinde, başkanlar için ofisler, toplantı odaları, resmi resepsiyon alanları ve tarihi eserleri barındıran müze benzeri bölümler bulunuyor.

Ziyaretçiler binayı belirli turlarla gezebilir bunun için önceden rezervasyon yapılması gerekiyor.

II. Dünya Savaşı Ulusal Anıtı : Tarihin izinde bir yolculuk

Washington DC’deki 2. Dünya Savaşı Ulusal Anıtı, savaşın anısını canlı tutmak ve hayatta kalanların fedakarlıklarını ve hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak için inşa edilmiş..

Anıt, güzel bir havuza sahip ve etkileyici bronz heykelleriyle ziyaretçilere savaşın izlerini ve kahramanlıklarını hatırlatıyor.

Kendi Birliklerimizin Kahramanlığı, Yanımızda Savaşan Ulusların Silahlı Kuvvetlerininkiyle Boy Ölçüştü.. Darbeleri Göğüslediler.. Ve Düşmanın Nihai Yok Oluşuna Sonuna Kadar Ortak Oldular. Harry STRUMAN

Interaktif ekranlar sayesinde ziyaretçiler, savaşın gerçekliğini daha iyi anlama fırsatı buluyor ve savaşın insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini gözleri önüne seriyor. 2. Dünya Savaşı Ulusal Anıtı, tarihin derinliklerine yolculuk etmek isteyenler için görülmeye değer bir yapıdır.

Abraham Lincoln Anıtı

1911- 1922 yılları arasında inşa edilen Abraham Lincoln’ın anıt mezarıdır. Antik Yunan’ın simgesi olan Parthenon’a dayanarak tasarlanan yapı, Birleşik Amerika’nın eyaletlerinin sayısını simgeleyen otuziki adet Dorik kolonla çevrilidir.

Amerikan tarihindeki en etkileyici liderlerden biri olan Abraham Lincoln’un anısına yapılan bir anıt.. Bu anıt, Lincoln’un özgürlük ve eşitlik için verdiği mücadeleyi yansıtan tartışmasız bir simge..

Amerika’nın kölelik karşıtı tarihinin önemli bir sembolüdür. Lincoln, Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı olarak görev yapmış ve köleliğin kaldırılması için tarihi Emancipation Proclamation’ı imzalamıştır. Bu nedenle, anıt, Lincoln’un özgürlük ve eşitlik için yaptığı cesur mücadeleye bir saygı duruşu olarak kabul ediliyor.

Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi

Başkent Washington DC’nin merkezinde yer alan Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi, ziyaretçilere unutulmaz bir tarih dolu macera sunuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin zengin kültürel mirasını keşfetmek isteyen herkesin ilgisini çeken bu müze, her yaştan insanı etkileyen bir dizi sergi sunuyor.

Müze, Amerikan tarihindeki dönüm noktalarını ve olayları yansıtan etkileyici koleksiyonlarıyla tanınıyor. Ziyaretçiler, Koloniyel Dönemden modern Amerikan tarihine kadar uzanan bir hikayeye sahip olurlar. Sergiler, yerli halkların kültürlerinden Amerikan Devrimi ve İç Savaş’a, Sanayi Devrimi ve 20. yüzyılın başlarındaki sosyal değişimlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Müzenin en dikkat çeken parçalarından biri, Amerikan hikayesinin sembollerinden biri olan Star-Spangled Banner (Yıldızlı Bayrak) dır. Bu özel bayrak, Üstat Francis Scott Key’in “Star-Spangled Banner” adlı ünlü milli marşını yazdığı sırada Fort Mc Henry’nin bombalanmasında dalgalanan bayraktır.

Müzedeki interaktif sergiler ve dijital kaynaklar, ziyaretçilerin Amerikan tarihini daha yakından keşfetmelerine yardımcı oluyor.

Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi, Amerikan tarihini nesiller boyunca korumayı ve paylaşmayı amaçlar. Ziyaretçilere, ülkenin karmaşık tarihini ve farklı toplulukların hikayelerini anlayıp takdir etme fırsatı sunuyor. Her bir sergi, önemli olayları ve kişilikleri derinlemesine incelerken, çeşitliliği ve katılığı vurguluyor.

Şimdi, sizlere müze içerisinden çektiğim birkaç fotoğrafı paylaşacam;

Eğer Amerikan tarihine dair derinlemesine bir yolculuk yapmayı ve bu ülkenin zengin kültürel dokusunu keşfetmeyi istiyorsanız, Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi sizin için ideal bir durak olacaktır. Unutulmaz anılarla dolu bir deneyim için bu eşsiz müzeyi ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Smithsonian Ulusal Doğa Tarih Müzesi 

Heyecan verici gezegenimizdeki doğal dünyayı keşfetmek isteyenler için, Washington DC’ deki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi müthiş bir maceranın kapılarını aralıyor. Bu etkileyici müze, hayvanların, bitkilerin, minerallerin ve fosillerin zengin çeşitliliğini sergileyen kapsamıyla dünyanın en büyük doğa koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor .

Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, çeşitli salonlar ve galerilerden oluşuyor. İşte bazı öne çıkan salonlar: Dinozor Salonu, Gökyüzü Galerisi, İnsan Evrimi Salonu, Okeanografya Salonu, Antropoloji Salonu,..bu sadece birkaç örnek..

Müze, ziyaretçilere doğal tarih alanında bilime dayalı bir yolculuk sunuyor. Etkileyici sergileri, gerçek boyutta canlandırmaları ve interaktif deneyimleriyle, doğal dünyanın görkemini yakından hissetmenizi sağlıyor. Ziyaretçiler, dünyadaki yaşamın başlangıcından bugüne kadar türlerin evrim süreçlerini inceleyebilir ve gezegendeki çeşitliliği keşfedebilirsiniz.

Müzenin en dikkat çeken sergilerinden biri, devasa boyutları ve etkileyici fosil koleksiyonuyla ünlü Dinozor Salonu’dur. Burada, geçmişteki devasa hayvanların dünyasına adım atabilir, gerçek boyutlu dinozor iskeletlerini yakından gözlemleyebilir ve bu muhteşem canlıların hayatlarını anlamak için interaktif deneyimleri deneyebilirsiniz.

Dinazor Salonu

Müze ayrıca, doğa koruma ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık yaratmayı amaçlayan etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, sadece çocuklar için değil, doğal dünyaya ilgi duyan herkes için eşsiz bir öğrenme deneyimi sunuyor.

Okyanus Salonu
Fosil Salonu

Eğer doğal dünyayı keşfetmek ve bilime dayalı bir maceraya atılmak isterseniz, Ulusal Doğa Tarihi Müzesi sizin için kaçırılmayacak bir durak olacaktır. Hayranlıkla dolu bir deneyim için bu etkileyici müzeyi ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Smithsonian Castle

Smithsonian Kalesi, 1846 yılında kurulan Smithsonian Enstitüsü’nün ilk binasıdır ve aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski kamu müzesidir. Kale, kırmızı tuğla cephesi ve Gotik Revival tarzıyla, şehrin silüetinin en dikkat çekici simgelerinden biridir.

Smithsonian Kalesi

Eğer Washington, D.C.’deyseniz veya buraya bir gezi planlıyorsanız, Smithsonian Kalesi’ni kaçırmamanızı öneririm. Bu muhteşem yapı, Amerikan kültürünü keşfetmek ve benzersiz sergileri deneyimlemek için mükemmel bir mekandır.

Ulusal Sanat Galerisi

Ulusal Sanat Galerisi, ABD hükümeti tarafından 19. yüzyılda kurulmuş ve sürekli olarak zenginleştirilen bir koleksiyona sahiptir. Müze, heykeller, resimler, fotoğraflar, gravürler ve daha pek çok farklı sanat eserini barındırıyor. Museviye kültürü, antik çağ sanatı, Rönesans dönemi, modern ve çağdaş sanat gibi çeşitli dönemlere ait eserler burada sergileniyor.

Ulusal Sanat Galerisi’ni ziyaret etmek, sanatın farklı dönemlerini, tarzlarını ve akımlarını keşfetme fırsatı sunuyor. Müzede, Rembrandt’ın “Self-Portrait” (Öz Portre) gibi dünya çapında ünlü tabloları, Vincent van Gogh’un “Üç kır çiçeği” gibi ikonik eserleri, Claude Monet’nin su zambakları serisini içeren “Nympheas” (Nilüferler) gibi muhteşem eserler görebilirsiniz. Ayrıca, Michelangelo’nun “Dawn” (Şafak) ve Rodin’in “The Thinker” (Düşünen Adam) gibi ünlü heykeller de koleksiyonda bulunmaktadır.

Rembrandt’ın “Self-Portrait”
Vincent van Gogh’un “Üç kır çiçeği”

Ulusal Sanat Galerisi, sadece koleksiyonuyla değil, aynı zamanda mimarisiyle de dikkat çekiyor. Walter ve Tadeusz Lutze tarafından tasarlanan bina, antik Roma ve Yunan mimarisinden etkilenmiş.. Büyüleyici avluları ve zarif kolonlarıyla, ziyaretçilere benzersiz bir atmosfer sunuyor.

Müze, sadece sanat eserlerini sergilemekle kalmaz, aynı zamanda özel sergiler, konserler ve sanat atölyeleri gibi çeşitli etkinlikler de düzenliyor. Bu etkinlikler, sanatın farklı yönlerini ve sanatçıları daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Eğer sanata ilgi duyuyor ve Washington, D.C.’deyseniz, Ulusal Sanat Galerisi’ni ziyaret etmek bir zorunluluktur. Bu muhteşem müze, sanatseverlere eşsiz bir deneyim sunar ve tüm dünyadan gelen en ünlü sanat eserlerini keşfetme fırsatı verir.

Ulusal Hava ve Uzay Müzesi

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en popüler müzelerden biri olan Ulusal Hava ve Uzay Müzesi, tarihi hava ve uzay araçlarıyla dolu. Müzede, Wright Kardeşler’in ilk uçuşunu gerçekleştirdiği 1903 Flyer’dan Apollo 11 roketine kadar birçok tarihi araç sergileniyor.

Müze, tarihi araçların yanı sıra havacılık tarihi, uzay keşfi ve havacılık teknolojisi hakkında birçok sergi ve etkinlik sunuyor. Ziyaretçiler, müzenin birçok bölümünde ses getiren uçuşlar hakkında daha fazla bilgi edinebilirler. Ayrıca, müzede çocuklar için çeşitli etkinlikler de bulunuyor.

Müze ücretsiz.. Ancak, müze ziyareti için erken rezervasyon yapmanızı öneririm, çünkü yoğun talep nedeniyle biletler sınırlı..

Ulusal hava ve uzay müzesi/ Uzay simülasyonu

Ulusal Hava ve Uzay Müzesi, havacılık tarihine ilgi duyan herkes için görülmeye değer bir yer..

Washington DC’de Alışveriş : Marshalls, Vapiano, T.J Maxx ve Pentagon City Mall

Washington DC’de alışveriş yapabileceğiniz harika yerlerden biraz bahsedelim Eğer moda ve indirim tutkunuysanız, Marshalls, Vapiano, T.J Maxx ve Pentagon City sizin için ideal yerler olabilir. Marshalls, moda severlerin vazgeçilmez alışveriş noktalarından biridir. En son trendlere uygun fiyatlarla ulaşabileceğiniz birçok seçenek sunar. Giyim, ayakkabı, aksesuar ve ev dekorasyonu gibi birçok kategoride geniş bir ürün yelpazesi bulunur. Washington DC’deki Marshalls mağazaları, kaliteli ürünleri uygun fiyatlarla sunmasıyla ünlüdür.

Vapiano, lezzetli İtalyan mutfağını sevenler için mükemmel bir seçenektir. Bu restoran zinciri, taze ve doğal malzemelerle hazırlanan pizza, makarna ve salatalar sunar. Kendi yemeğinizi seçebilir ve şeflerin gözleri önünde hazırlanmasını izleyebilirsiniz.

T.J Maxx, markalı ürünleri uygun fiyatlarla bulabileceğiniz bir alışveriş cennetidir. Giyim, ev eşyaları, kozmetik ve daha fazlası için geniş bir seçenek sunar. En son moda trendlerini takip etmek isteyenler için ideal bir mağaza olan T.J Maxx, Washington DC’de birkaç şubeye sahiptir.

Son olarak, Pentagon City alışveriş merkezi, Washington DC’deki en popüler alışveriş noktalarından biridir. Birçok ünlü markanın mağazalarını bulabileceğiniz bu merkezde alışveriş yaparken keyifli vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca, restoranlar, sinemalar ve diğer eğlence seçenekleriyle de doludur.

Washington DC’de alışveriş yapmak isteyenler için Marshalls, Vapiano, T.J Maxx ve Pentagon City harika seçenekler sunuyor. Keyifli alışverişler!

Amerika’nın Kalbi: NEWYORK

Bu yazıda, New York’un tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfedecek, ünlü yerlerini gezecek ve şehrin sunduğu deneyimleri paylaşacağım.

Hazırsanız, New York’un büyüleyici dünyasına adım atalım! 

New York, Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık ve önemli şehirlerinden biridir. Dünya ticaretinin merkezi olarak bilinen New York, aynı zamanda kültürel, finansal ve sanatsal açıdan da büyük bir öneme sahiptir. Şehirdeki ünlü simgeler arasında Özgürlük Heykeli, Times Meydanı, Central Park, Empire State Binası ve Broadway Köprüsü bulunuyor.

Ayrıca, New York gökdelenlerin yükseldiği, 24 saat yaşayan bir metropol olarak dünyanın dikkatini çeken bir şehirdir. İkonik yerleri, birçok farklı kültürden insanın bir arada yaşadığı ve çeşitli mutfakların tadını çıkarabileceğiniz bir şehir.. 

Amerika’nın İkonik Yapılarından Brooklyn Köprüsü;

Brooklyn Köprüsü, New York’un sembolik yapılarından biridir. Manhattan ile Brooklyn’i birbirine bağlayan bu tarihi köprü, 1883 yılında tamamlanmış.. O dönemde dünyanın en uzun asma köprüsü olan Brooklyn Köprüsü, günümüzde de büyüleyici bir yapı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Köprünün mimarisi ve detayları, döneminin mühendislik harikası olarak kabul ediliyor. İki büyük kule üzerine inşa edilen köprü, çelik kablolarla desteklenmiş.. Yürüyüş ve bisiklet yollarıyla birlikte, köprü üzerinden geçen araç trafiği için de ayrı şeritler bulunuyor.

Brooklyn Köprüsü, sadece bir ulaşım yolu olmanın ötesinde, turistler ve yerel halk için popüler bir cazibe merkezidir. Köprüye yürüyerek veya bisikletle geçmek, nefes kesici Manhattan manzarasının keyfini çıkarmak için harika bir fırsat..

Ayrıca, köprünün yakınında bulunan Brooklyn Heights Parkı’nda piknik yapabilir veya çevredeki restoranlarda lezzetli yemekler deneyebilirsiniz.

Brooklyn Köprüsü, New York’un tarihini ve kültürel dokusunu yansıtan önemli bir simgedir. Hem yerli halk hem de ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sunan bu ikonik yapı, New York seyahatinizin vazgeçilmez duraklarından biri olmalı..

Times Meydanı

New York Times Meydanı, Manhattan’da bulunan ünlü bir meydandır. Burası, Times Square olarak da bilinir ve dünyaca ünlü bir turistik ve ticari merkezdir. Meydanda birçok büyük reklam panosu, tiyatrolar, restoranlar ve mağazalar bulunur. Ayrıca, yılbaşı kutlamaları ve diğer etkinlikler için popüler bir mekan olarak da biliniyor.

Özgürlük Heykeli

Özgürlük Heykeli, Amerika Birleşik Devletleri’nin sembollerinden biri olarak kabul edilir ve özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi değerleri temsil eder.

Heykel, Fransız heykeltıraş Frédéric Auguste Bartholdi tarafından tasarlanmış ve 1886 yılında hizmete açılmıştır. İçerisinde 354 basamaklı bir merdiven bulunan heykelin tepesine çıkarak, ziyaretçiler muhteşem bir manzara eşliğinde New York şehrini gözlemleme fırsatı bulurlar.

Heykelin elindeki meşale, özgürlüğü simgelerken, ayaklarının altındaki zincirler ise köleliğin sona erdiğini temsil eder. Özgürlük Heykeli, New York’un en ikonik yapılarından biri olup, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret ediliyor.

Empire State Binası

Manhattan’da yer alır ve 1931 yılında tamamlanmıştır. Yüksekliği ve mimarisiyle dikkat çeken Empire State Binası, uzun yıllar boyunca dünyanın en yüksek binası unvanını elinde tutmuştur.

İçerisinde ofisler, gözlem katları ve turistik ziyaretçiler için açık olan bir gözlem terası bulunmaktadır. Bu terasdan şehrin muhteşem manzarasını gözlemlemek mümkündür.

Ayrıca, Empire State Binası birçok ünlü filmde de yer almış ve popüler kültürde önemli bir simge haline gelmiştir. New York’a seyahat edenler için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Metropolitan Sanat Müzesi

Metropolitan Museum of Art, New York’ta bulunan dünyaca ünlü bir müze..

Bu müze, geniş bir sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor ve ziyaretçilere çeşitli sanat eserlerini keşfetme fırsatı sunuyor. Müzede antik Mısır, Antik Yunan, Roma, Ortaçağ Avrupa, Asya, Amerikan ve çağdaş sanat gibi farklı dönemlere ait eserler bulursunuz. Ayrıca, 2 milyondan fazla esere ev sahipliği yapmakta olup, ünlü ressamların tabloları, heykeller, dekoratif sanat eserleri ve mücevherler gibi çeşitli sanat formlarını da içeriyor. Metropolitan Museum of Art, sanatseverler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer..

Müzede çektiğim birkaç fotoğraf..

Birleşmiş Milletler Binası

Amerika Birleşmiş Milletler binası, New York, ABD’de bulunan bir yapıdır. 1949 yılında tamamlanan binada, BM Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi gibi önemli toplantılar düzenlenir. Binanın tasarımı, mimar Oscar Niemeyer ve Le Corbusier gibi ünlü isimler tarafından yapılmıştır. Amerika Birleşmiş Milletler binası, uluslararası diplomasi ve barışın simgesi olarak önemli bir rol oynamaktadır.

New York’un alışveriş ve yemek kısmından biraz bahsedersek,

Ali Baba Turkish ,New York’ta Türk mutfağının en iyi örneklerini sunan bir restoran. Burada Türk lezzetlerini deneyebilir, kebaplar, pide ve daha birçok lezzetli yemeği tadabilirsiniz. Türk misafirperverliğini hissetmek için Ali Baba Turkish’i ziyaret etmelisiniz.

Grand Central Terminal, New York’un en ünlü tren istasyonlarından biridir. Bu tarihi yapı, muhteşem bir mimariye sahip olup, içerisinde birçok restoran, mağaza ve galeri bulunmaktadır.

Woodbury, alışveriş tutkunlarının cenneti olarak bilinir. Bu outlet merkezi, dünyaca ünlü markaların indirimli ürünlerini bulabileceğiniz bir yer..

Wall Street, finans dünyasının merkezi olarak kabul edilir. Bu ünlü caddede birçok finans kuruluşu ve borsa bulunur. Burada yürüyüş yaparak New York’un finansal kalbine tanıklık edebilirsiniz.

Son olarak, 11 Eylül Anıtı, 2001 yılında gerçekleşen terörist saldırıların anısına yapılmış bir anıttır. Bu etkileyici anıt, ikiz kulelerin yer aldığı Ground Zero’da bulunur. Burada geçmişin acı hatıralarını anmak ve saygıyla anmak için biraz zaman ayırabilirsiniz.

New York’un bu önemli noktalarını ziyaret etmek, şehrin ruhunu ve tarihini keşfetmek için harika bir fırsat sunuyor. Umarım bu blog yazısı size ilham vermiştir. Bir sonraki seyahatinizde bu yerleri ziyaret etmeyi unutmayın!

Hoşça kalın!”

Devamını Oku